Türkiye Görme Engelliler Yüzme Şampiyonası 24-26 Ağustos’ta İstanbul Cemal Kamacı Spor Kompleksi’nde düzenlendi. Turnuvanın bir gününe ortak olmak, sporcularla ve katılımcılarla turnuvayı konuşmak için biz de Cemal Kamacı Spor Kompleksi’ndeydik.

Tesiste yarışan, yarış için sırasını bekleyen, yarışı bitirip madalyalarını alan sporcular, hakemler ve katılımcılarla oldukça hareketli bir ortam vardı. İlk olarak turnuvaya katılan kulüplerden Vatan Engelliler Spor Kulübü Derneğinin Başkanı Halim Deliismail ile bir araya geliyoruz. Turnuvaya dair detayları ve Vatan Engelliler Spor Kulübünün hikâyesini soruyoruz.

Vatan Engelliler Spor Kulübü

Deliismail, 2004 yılından beri görme engelliler spor kulüplerinde çeşitli yöneticilik pozisyonlarında çalışmış. Vatan Engelliler Spor Kulübünün hikâyesi ise 2013 yılında İstanbul Sarıyer’de başlamış. Kulübü yaklaşık 7 kişiyle kurmuşlar, şimdi ise 20’ye yakın sporcuları var. Yüzme, atletizm, halter, satranç ve golbol branşlarında hizmet veriyorlar.

Deliismail, dokuz yaşında gözlerini kaybetmeye başladığını, görme sorunlarını kendisi de yaşadığı için böyle bir dernek kurmaya karar verdiğini söylüyor ve bir cümleyle özetliyor:

“Ne kadar engelliyi dışarı çıkarıp spora, sosyal hayata kazandırabiliyorsak bizim için en güzel mutluluk odur.”

Turnuva bu sene İstanbul’da

Deliismail, “Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonumuzun Türkiye Görme Engelliler Yüzme Şampiyonası, Türkiye’de her sene Antalya ilinde yapılıyordu” diyor. Bu yıl ilk defa, İBB, Spor A.Ş. ve İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün desteğiyle İstanbul’da düzenlenmiş. Yaklaşık 110 sporcunun katıldığı turnuva için Cemal Kamacı Spor Kompleksi’nin görme engelli bireylerin ihtiyaçlarına göre uyarlandığını söylüyor.

“Yoğun bir turnuvaydı”

Turnuvada yarışan sporculardan biri Ilgın Aydınoğlu… Kendisi, yüzmeye 30 yıl önce ailesinin yönlendirmesiyle başlamış ve o günden bugüne bu sporu yapmayı sürdürüyor. Hikâyesini de paylaşıyor:

“Ben 6-7 yaşlarındayken bir spor kursuna yazılmak istemiştim. Onlar da yüzme olabileceğini önerdiler bana. Ben de başladım. Yüzme bilmiyordum o zaman sonrasında öğrendim ve uzun yıllar Eskişehir’de devam ettim yüzmeye. Sonra İstanbul’a geldikten sonra da burada da devam etmeye çalışıyorum.”

Aydınoğlu’na turnuvanın nasıl geçtiğini soruyoruz. Oldukça yoğun ve yorucu geçtiğini, iki günde altı yarışa katıldığını söylüyor. Güzel bir organizasyon olduğunu, hakemlerin oldukça iyi niyetli ve işlerinde iyi olduğunu belirtiyor.

Gelecek sene için umudu, turnuvaya daha çok kişinin katılması ve yarışların daha çekişmeli geçmesi.

12 yaşında 6 madalya

Konuştuğumuz diğer bir sporcu da Yaman Rüzgâr Kızılet. Yaman 12 yaşında ve kendi deyimiyle yüzmek ona ‘güzel’ hissettiriyor. Bu sene katıldığı yarışlardan altı madalya kazanmış. Yüzmeye nasıl başladığını sorunca şöyle anlatıyor:

“Ben yüzmeyi ilk olarak olimpiyatlarda izlediğimde hoşuma gitmişti. Zaten yüzme biliyordum babamın teşvikiyle havuza yönlendirildim. Havuzda ilk öğrenimimi gördüm. Beni alt yapıya aldılar. Benim yüzmemi sevdiler. Ben de altyapıya geçtim. Mehmet Hocam ve diğer hocalarımın yardımıyla da buraya geldim.”

Yaman hedeflerinde de oldukça kararlı:

“Hedef ilk olarak Milli Takım'a girmek sonra olimpiyatlarda olimpiyat şampiyonu olmak. Yüzmeyi hiç bırakmayacağım.”